Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

8 Ocak 2020 Çarşamba

Turan Taktiği


Hilal, Kurt Kapanı ya da Turan Taktiği

Ağırlıklı olarak Asya toplumları tarafından uygulanan Kurt Kapanı Taktiği, temel bir savaş stratejisi olarak karşımıza çıkıyor. Çağının ötesinde bir savaş analiziyle uygulanan taktik, özellikle hantal ordulara karşı uygulanmıştır.
Roma ordusu üzerinde etkili olan taktik; at üzerinde, hafif zırhlarla hızlı hareket etmeyi gerektiriyor. Sahte geri çekilme ve pusudan oluşan Hilal Taktiğinde, ilk karşılaşma orduların merkez kuvvetleri arasında yaşanır. Çarpışmanın ardından merkez birlikler planlı bir şekilde geri çekilirler.
Düşman, geri çekilen ordunun üzerine gider ve kanatlardaki güçler açılarak kısa sürede düşman ordusunu çevreler. Böylece düşman ordusu kapana kısılır.
Hilal Taktiği, Hannibal’dan Kanuni Sultan Süleyman’a kadar pek çok komutan tarafından kullanılmıştır.
<div>
1- Kurt Kapanı</div>
İslamiyet’ten sonra Hilal Taktiği de denilen Kurt Kapanı; kurtların düşmanlarını güvensiz bölgeye çekmek için uyguladığı yöntemdir. Bu taktik ilk Türk devletlerinden itibaren iki aşamalı olarak uygulanıyordu: Sahte ricat ve Pusu.

Rusların Savaş Savunma Taktikleri


Hilal, Kurt Kapanı ya da Turan Taktiği

Ağırlıklı olarak Asya toplumları tarafından uygulanan Kurt Kapanı Taktiği, temel bir savaş stratejisi olarak karşımıza çıkıyor. Çağının ötesinde bir savaş analiziyle uygulanan taktik, özellikle hantal ordulara karşı uygulanmıştır.
Roma ordusu üzerinde etkili olan taktik; at üzerinde, hafif zırhlarla hızlı hareket etmeyi gerektiriyor. Sahte geri çekilme ve pusudan oluşan Hilal Taktiğinde, ilk karşılaşma orduların merkez kuvvetleri arasında yaşanır. Çarpışmanın ardından merkez birlikler planlı bir şekilde geri çekilirler.
Düşman, geri çekilen ordunun üzerine gider ve kanatlardaki güçler açılarak kısa sürede düşman ordusunu çevreler. Böylece düşman ordusu kapana kısılır.
Hilal Taktiği, Hannibal’dan Kanuni Sultan Süleyman’a kadar pek çok komutan tarafından kullanılmıştır.
savaş alanı, boş kovan, cephe

Moolların savunma taktikleri

Kösedağ Savaşının Nedenleri

Moğollar, Anadolu Selçuklu Devletinin güçlü hükümdarı Alaeddin Keykubat’dan çekiniyorlardı ve bu sebeple Anadolu coğrafyasına giremiyorlardı. Alaeddin Keykubat’dan sonra Anadolu Selçuklu Devletinin hükümdarlığını devralan 2. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Babai ayaklanması meydana gelmişti. Selçuklu ordusu, bu isyan sonucunda oldukça yıpranmış durumdaydı. Moğollar, Anadolu Selçuklularının içine düştüğü bu zor durumdan istifade ederek Anadolu İçlerine doğru sefere çıkmak üzere İran’da bulunan Moğol ordularının komutanı Baycu Noyan’ı başa getirdiler. Baycu Noyan, Kafkasya’daki Gürcü ve Ermeni kuvvetlerinde desteğini kazanarak Anadolu Selçukluların üzerine sefer hazırlıklarına başladı. Babai İsyanından sonra patlak veren Baba İshak isyanını fırsat görerek 1242 senesinde Erzurum’a ilk saldırısını gerçekleştirdi. Büyük zulümler ve katliamlar yaparak savunmasız Müslüman halkın mallarını gaspedip şehirlerini yağmaladılar. Gıyaseddin Keyhüsrev, bunu haber alınca 80 Bin kişilik bir orduyla Sivas’a karargah kurup Baycu Noyan’ın taarruzunu karşılamaya hazırlandı. Baycu Noyan, bunu haber alınca seferini sonuçlandırmak için ordularını Sivas’a doğru yürüttü. Gıyaseddin Keyhüsrev, babası Alaeddin Keykubat kadar tecrübeli ve kudretli bir hükümdar değildi. Yeteri kadar savaş tecrübesi olmaması sebebiyle önemli kararları ordu komutanlarının kararlarıyla verebiliyordu. Moğolların harekete geçtiğini öğrenince komutanlarına danışarak ikmal imkanları hasebiyle Sivas’da yerleşip buradan savunma yapmaları telkinini aldı. Ancak devlet erkanının tavsiyeleri taarruz etmek yönündeydi. Ordu komutanlarının tavsiyelerine değil devlet erkanında görevli siyasilerin tavsiyelerine itibar eden Gıyaseddin Keyhüsrev, ordusunu Siavs’ın 80 Km. doğusuna kadar ilerleterek Kösedağ mevkiinde sulak ve otlak bir alana yerleşti. Bu alan askeri teknikler açısından oldukça dez avantajlıydı. Zira Moğol taarruzlarına karşı savunma hatları nizami değildi ve düzen bozabilecek taarruzlara karşı yeteri kadar güvenli bir bölge niteliği taşımıyordu. 

Kösedağ Savaşının Tezahürü

Gıyaseddin Han, geçitler ve stratejik noktalardaki hazırlıklarını tamamlayıp savunma yapar halde Moğol ordusunu beklemeye koyuldu. Ancak ordusunun gücüne güvenen ve zafere kesin gözüyle bakan erkanı, kendisine taarruz etmeyi tavsiye ve telkin edince, yeterli savaş tecrübesi bulunmayan Sultan, tedbir ve askeri nizam kurallarını çiğneyerek düşmanı taarruz ederek karşılamaya karar verdi. Moğol ordularının taarruzuna savunarak değil taarruzla karşılık veren Selçuklu ordusu, Moğol ordusunun kadim Türk Savaş Taktiği olan Turan Taktiğini (Kurt Kapanı) kullanarak geri çekilmesiyle sürek halinde Moğol öncü güçlerinin peşinden gitmeye başladılar. Bu stratejik bir hamleydi ve Kösedağ Savaşı'nın sonucunu etkileyecek ilk hata olmuştur. 

Daha önce hiç savaş yönetmemiş olan Gıyaseddin Keyhüsrev, öncü kuvvetlerin bozguna uğratılmasını mağlubiyet zannederek otağını ve hazinelerini bile yanına almadan geri çekildi. Oysa ordu yenilmemişti ve halen savaşa devam etmekteydi. Gıyaseddin Keyhüsrev’in kaçmasından Ordusu henüz haberdar olmamıştı. Selçuklu ordusu hava kararana dek Moğol ordusu ile çarpışmaya devam etti. Hava kararınca geri dönen Selçuklu ordusu, Sultan’ın kaçtığını ancak günün sonunda öğrenebildi. Bunun üzerine askerlerde otağlarını bırakarak ani şekilde cepheyi terk edip geri döndüler. Gün aydınlandığında Selçuklu askerlerinin ortada olmadığını ve çadırlarını terk ettiğini gören Moğollar, önce bu durumun bir hile olduğunu sanıp iki gün boyunca taarruz etmediler. Nihayetinde sonuç almak isteyen Moğollar, çadırların bulunduğu alana kadar ilerlediğinde Selçuklu ordusunun tamamen geri çekildiğini şaşkınlıkla görmüş ve Selçuklular için utanç verici, Moğollar içinse kolay kazanılan bu savaş sonrasında Erzincan, Sivas ve Kayseri’ye kadar ilerlediler 

.

 
SavaşınınSonuçları

Utanç verici bir mağlubiyete dönüşen Kösedağ Savaşından sonra Anadolu içlerine kadar ilerleyen Moğollar, istila ettikleri şehirleri yağmalayıp halk üzerinde büyük zulümler gerçekleştirdiler. Tam anlamıyla bir basiretsizlik sergileyen Gıyaseddin Keyhüsrev’in veziri Mühezzibüddin Ali, Moğol Başkumandanı Baycu Noyan’la görüşerek daha fazla ilerlememesi için tavsiyeler, hediyeler ve siyasi eylemlerde bulunarak Moğolların daha fazla ilerlemesine engel oldu. 

Kösedağ Savaşı neticesinde nihayetinde sulh yapılmış ancak Anadolu Selçuklu Devleti, Moğollara ağır vergiler ödemeye mahkum hale gelmiştir. Kösedağ Savaşı’nın sonucu olarak Anadolu Selçuklu Devleti yıkılma sürecine girmiştir.

Osmanlı Savaşında Hangi Aletler Kulanılmıştır?



TARİH BOYUNCA TÜRKLER TARAFINDAN KULLANILAN SAVAŞ ALETLERİ
Türkler, tarih sahnesine çıktıkları andan itibaren savaş aletlerini kullanmadaki marifetleri bakımından diğer bozkır halklarına sürekli üstün geldiler.Şimdi onları bu üstünlüğe götüren etkenlerden birisi olan savaş aletlerini inceleyeceğiz. Bakalım hangi savaş aleti savaşta nasıl iş görüyormuş haydi başlıyoruz:
















7 Ocak 2020 Salı

Tarihi Savaşlar



MÖ 490 yılında Atinalılar ve Persliler arasında yaşanmış ilk savaşa Maraton Muharebesi denir. Savaş, Yunanlılar ile General Datis emrindeki Ahaminiş Ordusu arasında maraton Ovası’nda gerçekleştiğinden Maraton Muharebesi olarak tarihe geçmiştir. Bu savaşta Perslilerin askerî donanımı ve asker sayısı Atinalılardan fazla olmasına rağmen savaşta galip gelen taraf Atinalılar olmuştur. 
II. Maraton Muharebesi’nde alınan galibiyetinin ardından, Yunan şehir devletleri uzun süre bir saldırıya maruz kalmamışlar ve Yunan bölgesinde derin bir sükûnet hakim olmuştur. Bilimsel, sanatsal ve kültürel alanda yaşanan gelişmeler sayesinde, Antik Yunan kültürü doğmuş ve gelişmiştir. Eğer Yunanlılar maraton muharebesinde Perslilere karşı yenilmiş olsalardı, Yunan kültürü, sanatı ve bilimi gelişmemiş, günümüze taşınmamış olacaktı. Bu nedenle Yunanlıların 
Maraton Muharebesindeki galibiyetleri tarihin en önemli olayları arasında gösterilir.